





![]() | Bugün | 81 |
![]() | Dün | 62 |
![]() | Bu Hafta | 789 |
![]() | Bu Ay | 446 |
Bir Yılda Neler Yapmışız Bazılarını Hatırlayalım...
İzmir'de Yeni Bir Yetenek: Serkan Soysal
27 Aralık 2009 günü sona eren İzmir Yaş Grupları Birinciliği 14 Yaş Altında Serkan Soysal 7 Turun sonunda birinci oldu.
Turnuvaya İzmir'in 33 km uzaklıktaki tarihi ilçesi Menemen'den katılan Soysal,satranca olan sevgisi ve çalışma azmiyle başarıyı kısa sürede yakaladı.Menemen Şehit Kemal İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencisi olan Serkan,satranca 2 yıl önce başladı.
İlk Üç:
1-Serkan Soysal..5.5 puan
2-Ozan Cingöz.....5 puan
3-Mehmet Berkan Bilgili...5 puan
Hakem Ahlak Kuralları
Aşağıda yeralan yazıya dökülmüş, belirlenmiş ilkesel kurallar; satranç turnuvaları ve diğer spor karşılaşmalarında uyumluluk gösteren, evrensel nitelik taşıması gereken kurallar. İl Birinciliği Seçmeleri Turnuvası arifesine girdiğimiz şu dönemde yararı olabilir.
Bilelim. Bildirelim...
1-Kurallara ve turnuva yönetimine sürekli çalışacağım. Tüm resmi kuralları sürekli gözlemleyip kendimi yenileyeceğim. Meslektaşlarımın hakkımdaki kritiklerini dikkate alıp değerlendireceğim ve eksikliklerimi tamamlayacağım. Bir görevli olarak sürekli kendimi geliştirmeye açık tutacağım.
Devamını oku...
Uğur Mumcuyu Unutmadık !
Gazeteci, yazar, Atatürk Devrimlerinin ödünsüz savunucusu Uğur Mumcu, katledilişinin 17. yılında anılıyor. 24 Ocak Pazar günü İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde saat 20.00’de başlayacak olan anma programı, tüm İzmirlilere açık olacak. TOBAV Oda Orkestrası sahne alacak. Ayrıca Prof. Dr. Murat Tuncay tarafından sahneye konan Uğur Mumcu’nun yazdığı “Bir zamanlar büyüklerimiz” isimli eser sunulacak.
Kuralsızlık Bir Kural Olabilir mi?
Türkiye Satranç Federasyonu tarafından düzenlenen 2009-2010 etkinlik dönemi Türkiye Çocuk Ligi yönergesinin aşağıda eklediğimiz 9. Madde- İtirazlar bölümünde aşağıdaki şöyle yazıyor.
İl ve ilçelerde itiraz kurulu oluşturmayıp Baş Hakem kararını son karar olarak belirlemek ne kadar doğru bir karar?
Buna neden gerek duyulmuş olabilir?
Takımların UKD ortalaması,
Buna bağlı olarak yapılan eşlendirme,
Türklerde Çam Bayramı
Altay'da çam ağacının her zaman esrar dolu bir güzelliğe sahip olduğu kabul edilmiştir.Çam, mızrak gibi, çok zarif bir ağaçtır. Çam ağacı eski zamanlardan beri Türklerde kutsal sayılıyordu. Bu ağacın "eve girmesine izin veriyorlardı". Üç dört bin yıl önceleri, yani insanların çoktanrılı dinlerin tanrılarına inandıkları çağlarda, çam ağacını ululamak için bayramlar yapılıyordu.
Öncelikle de bayram yerinin merkezinde, yani tanrıların ve ruhların dinlenme yerinde yaşayan Yersu'ya adanırdı. Yersu'nun yanında, aksakallı Ülgen vardı. İnsanlar, Ülgen'i her zaman zengin ve gösterişli, kırmızı bir kaftan içinde düşünüyorlardı. Ülgen, aydın ruhların önderi idi. Yeraltındaki altın çitli altın sarayında, altın bir tahtta oturuyordu. Güneş ve Ay, O'nun emri altındaydı.
8 Mart 2010 : Dünya Kadınlar Gününde Türkiye'de Kadın Olmak
Ülkemizde dört buçuk milyon kadın okuma yazma bilmiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın vekil oranı yüzde dokuz. Lise ve daha üstü eğitimli 18-24 yaş arası kadınların yüzde 39,6sı işsiz. Eğitim gören yüz kadından sadece ikisi üniversiteye gidebiliyor. Üniversitelerde öğretim elemanlarının yüzde otuzu kadın. Türkiye’deki kadınların yüzde kırkı görücü usulü ile evleniyor. Yılda iki bin beş yüz kadın anne olmak isterken yaşamını yitiriyor. Aile içi suçların yüzde seksen yedisi kadınlara karşı işlenmiş. Kadın ailelerin yüzde otuz dördünde fiziksel, yüzde elli üçünde sözlü şiddet görüyor. Kadınların yüzde elli beşi doğum kontrol uygularken yüzde altmış dördü hamilelik döneminde doktora gitmiyor.
Babalar Gününüz Kutlu Olsun

Bir Çocuk Liginin Ardından
Merhaba,
Birincisi ilk defa bu yıl düzenlenen çocuk ligi, doğruları ve yanlışlarıyla sona ermiştir. Dereceye giren takımlarımızı kutlarız. Henüz sıralamayı göremesek de (29 Aralık 2009, saat:19.00) dereceye giren takımlar ödüllerini aldılar. Gelecek yıllarda eksiklerinin giderilerek, yanlışlarının düzeltilerek daha güzel turnuvalar olmasını diliyoruz.
Çocuk Ligi'ne ait yaşanmış üzücü bir olayı aktarmak istiyoruz: Satranca geçen yaz başlayan, çok seven, büyük bir istekle turnuvalara katılmaya gayret eden on yaşındaki bir sporcunun takım arkadaşlarından bir kişinin zamanında gelmemesi nedeni ile oynayamadıklarını, çok üzüldüğünü ve artık satrancı bıraktığı kararını annesinden üzüntü ile dinledik.
Devamını oku...Zafer Bayramımız Kutlu Olsun
Zafer bayramımızı Atatürk'ün kendi yazdığı şiiriyle kutluyoruz.
HAKİKAT NEREDE?
Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede?
MUSTAFA KEMAL
Devamını oku...Pırıltılı Resimler Nisan 2010
| 23 NİSAN Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç Nisan, Hep neşeyle doluyor insan. İşte, bugün bir meclis kuruldu, Sonra hemen padişah kovuldu. Bugün yirmi üç Nisan, Hep neşeyle doluyor insan. Bugün, Atatürk'ten bir armağan, Yoksa, tutsak olurduk sen inan. Bugün yirmi üç Nisan, Hep neşeyle doluyor insan. Saip EGÜZ |
![]() |

Devamını oku...
Bir Kitap : Son Hamle - Ronan Bennett
Nisan-Mayıs 1914' te Sen Petersburg'da büyük bir satranç turnuvası düzenlendi. Maçlar Siegberg Tarrasch'ın notlarını eklediği turnuva kitabında basıldı. ( yeniden basımı 1993 'te Caissa tarafından) Ama o turnuvada Abram Çilovitz Rozental adında bir katılımcı yoktu. Satranç meraklıları, onun kiminle benzeştiği hakkında bir fikir yürütebileceklerdir."Yıl 1914; Sen Petersburg. Bolşevik Devrimi öncesinde devrimci gruplarla çar taraftarlarının çatıştığı çalkantılı bir dönem. Kent önemli bir organizasyona, büyük bir satranç turnuvasına ev sahipliği yapıyor. Kendi de amatör bir satranç oyuncusu olan psikanalist Dr. Spethmann, turnuvanın en önemli oyuncularından Rozental'i hastası olarak kabul eder. Bu noktadan itibaren kendini Bolşevik devrimcilerin, çar sempatizanlarının, Yahudi düşmanlarının ve gizli polis örgütü Ohranka'nın karıştığı bir komplonun içinde bulur. Kızıyla birlikte bu çıkmazdan kurtulmak için bir satranç ustası gibi düşünüp, ustalıkla ilerlemek zorundadır. O dönemin havasını iyi yansıtan bir roman."
Son Hamle- Ronan Bennett
Özgün adı: Zugzwang
Çeviren: Suat Ertüzün
Turkuvaz Kitap
Basım Yılı: Şubat 2010
295 sayfa 22 TL Devamını oku...
9 Eylül Satranç Derneği 1. Olağan Genel Kurulu Bugün
DAVET
9 Eylül Satranç Derneği'nin bugün saat 18:30 da dernek merkezinde yapılacak 1. Olağan Genel Kuruluna tüm satrançseverler davetlidir.
Devamını oku...Şirinler Satranç Öğreniyor
Handan Akın
Şirinler köyüne ilkbahar erken gelmişti. Karlar erimiş, ağaçlar çiçek açmıştı. Köyün her köşesinden neşe içinde, mavi şirincikler çıkıyor etrafı şirin şarkılarla şenlendiriyordu.Öte yandan, Gargamel'in yıkıntı şatosunda, mutsuzluk kol geziyordu. Gargamel, kedisi Azman'la şirinleri yakalamanın yollarını düşünüyordu. Çok zengin olmak isteyen Gargamel şirinleri yakalamak ve altına dönüştürmek istiyordu.
Satranç Ve Eğitim
Satrancın; çocukların zekâsını, hayal gücünü, şekil ve uzay bilgisini, analiz ve sentez yapma özelliklerini, planlama yeteneklerini, kavrama güçlerini, sözlü muhakemelerini, hafızalarını, problem çözme kapasitelerini, hızlı ve mantıklı düşünebilme karar alabilme süreçlerini olumlu etkilediği bilimsel deneylerle ispatlanmıştır. Bunun sonucu başta Rusya, ABD, Venezüella, Bulgaristan, İzlanda, Kanada ve ispanya gibi ülkeler olmak üzere 30 ülkenin okullarında ders olarak okutulması sağlanmıştır. Diğer ülkelerde de satranç, devletin ilgili birimleri tarafından gelişmesi için desteklenmektedir.
Bağımsız bir etkinlik olarak satranç, bireyin eğitiminde son derece ilgili ve yararlı bir duruma getirilebilir. Yeteneği ve zekâsı ne olursa olsun birey nezdinde yararı olduğu kabul edilir. Satranç bireye kazandırdıkları pozitif etkilerle, yetenek ve zekâ ayrımı yapmadan bireyin eğitiminde fonksiyonel bir rol oynayabilir
Bilindiği üzere matematik, hem sosyal bilimler hem de fen bilimleri eğitimi açısından büyük önem taşımaktadır ve matematik ile satranç arasında da ciddi bir ilişki söz konusudur işte bu ilişki üzerine çalışan ve bu ilişkinin bütün yanlarını konu edinen ve bu alanda bağımsız bir çalışması bulunan Gik, önemli sonuçlara ulaşmıştır (Gik, 1983).

ABD'nin satranç eğitimine verdiği önem, özellikle son yirmi yılda dikkati çekmektedir. Birçok eyaletinde satranç okul müfredatının bir parçasıdır ve çok sayıda satranç merkezleri bulunmaktadır. Özellikle Üniversite satrancında kayda değer gelişmeler yaşanmıştır Başta Virginia Tech, Texas Browsville, South Dakota, Sounth Carolina, Maryland Baltimore Country, Oberline College, MIT, Harward, Colombia Buchnell, Tulane, Dallas Teksas ve Teksas A&M Commerce üniversiteleri olmak üzere daha birçok üniversitede öğrenciler satranç öğrenmektedir.
1969 yılında, 40 Dünya Satranç Kongresi açılışında konuşan Berlin Humbold Üniversitesi Felsefe Okulu Dekanı Dr Hans Klaus 'Satranç, insan bünyesinin düşünme metotlarını geliştirmesine yardım eder. İlkokul yıllarından itibaren satranç öğrenmek ve oynamak faydalıdır. Resmi öğretim süreci yerine, bir şeyi oynayarak öğrenmek her çocuk için daha keyiflidir. Çocuklarımızın okul hayatında ilerlemeleri için onlara satranç öğretebiliriz' demiştir.
Satranç bilen öğrencilerin Torrance yaratıcı düşünce testlerinde ve Watson Glaser eleştirel düşünce testlerinde daima yüksek sonuçlar aldıkları görülmüştür.
Dr Calvin F Degermond, satranç üzerine yaptığı uzun süreli araştırmalar sonucunda; satrancın zekâyı, estetiği, sporu, karar almayı, azim ve konsantrasyonu geliştirdiğini belirtmiştir. Satranç yaklaşık 50 yıldır Rus okullarında ders olarak okutulmaktadır. Çocukların problem çözme ve muhakeme yeteneklerine sağladığı katkı birçok ülkede kanıtlanmıştır.
1973-1974 yıllarında o zamanki adıyla Zaire'de (Kongo Demokratik Cumhuriyeti) Dr Albert Frank tarafından gerçekleştirilen araştırmaya 16-18 yaş grubundan toplam 92 öğrenci katılmıştır. Çalışma sonunda satranç eğitimi alan deney grubu, idari yetenek, matematik ve sözlü beceride kontrol grubuna oranla daha başarılı olduğu ortaya çıkmıştır.
1974-1976 yıllarında Belçika'da Assenede Belediye okulunda gerçekleştirilen çalışmalara 10 yaş grubundan toplam 40 çocuk katılmıştır. Deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılan öğrencilere 5. ve 6. sınıfın sonlarında J Piaget'in kavrama gelişimi testleri uygulanmış ve istatistiklerin neticesi satranç öğrencilerinin lehine çıkmıştır.
Yine Çin Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr Yee Wang Fung tarafından üniversitenin sayısal bölümlerinde okuyan öğrenciler üzerinde yaptığı deneylerinde, satranç eğitimi alan öğrencilerin matematik ve fen dersleri sonuçlarında ortalama % 15'lik bir artış sağladıklarını ortaya çıkarmıştır.
1979-1983 yılları arasında ABD'nin Pensilvanya eyaletinde gerçekleştirilen çalışmalarda, satranç eğitimi alan deney grubu, diğer kontrol gruplarının tümünü düşünsel gelişim programlarında geride bırakmıştır. Araştırmalarda Watson-Glaser ve Torrance test teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarının açıklanmasıyla Pensilvanya eyaletinde pilot okullarda satranç dersi uygulaması başlatılmıştır.
1979-1983 yılları arasında, bu kez Dr Robert Ferguson ESEA kod IV-C isimli ve federal olarak desteklenen " Eleştirel ve Yaratıcı Düşüncenin Satranç Yoluyla Geliştirilmesi" konulu projeyi hazırlamıştır. Bradford bölgesi okullarından seçilen 7, 8 ve 9. sınıf öğrencilerinin katıldığı deneyin 32 hafta sonrasında yapılan Watson-Glaser eleştirel düşünce testleri sonucunda satranç grubu birinci olmuştur.
1979-1983 yılları arasında Venezuela'da "Düşünmeyi Öğrenme Projesi" isimli çalışma, satrancın zekâ seviyesini arttırıp arttırmadığını hedeflemiş, araştırmaya tümü 2. sınıf öğrencisi 4266 kız ve erkek çocuk katılmış, hemen hemen her sosyo ekonomik düzeyden ailelerin çocukları bu projede yer almıştır. Araştırma sonucunda, satrancın metodolojik bir şekilde öğretilmesiyle küçük yaş gruplarındaki tüm öğrencilerin IQ 'sunu arttırdığı belirlenmiştir.

Toplumun bir üyesi olarak bireye kazandırdıkları konusunda genel olarak şunları ifade edebiliriz:
a)Zihinsel gelişime pozitif katkılar yapması
b)Muhakeme gücünü artırması
c)Analiz-sentez yapma becerisi
d)Yaratıcılığı teşvik etme
e)Strateji geliştirme
f)Fotografik hafızanın gelişimine katkı sağlama
g)Oyun sürecinde asla şiddet üretmemeye ilişkin bilinç
h) Hayal gücünü, şekil ve uzay bilgisini, planlama yeteneklerini destekleme
i) Problem çözme kapasitelerini artırma
j) Hızlı ve mantıklı düşünebilme-karar alabilme süreçlerini geliştirme
k) Neden sonuç ilişkisini kavrama
l) Sakin ve soğukkanlı olmayıöğretme
m) Rakibine saygılı olmayı temel alan bir centilmenlik
n) Risk alma
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE SATRANÇ
Üstün yetenekli çocukların eğitimi, özel konumlarından dolayı eğitim önceliğine sahip olmalıdır (MEB, 1991:57-58) Bu potansiyelin eğitimi birçok açıdan önemli ve stratejik görülmektedir (Bilgili, 2000:63-68) Üstün ve özel yetenekli çocukların eğitiminde birçok araç zenginleştirici ve tamamlayıcı olarak kullanılabilir Bunlardan biri de satrançtır
Bir Satranç Öyküsü - Stefan Zweig
Yorum : Handan Akın
Stefan Zweıg’ın "Bir Satranç Öyküsü" adlı kitabını ilk okuduğumda bana masalsı gelmişti. Çünkü satranç oyununda on hamle ileriyi görmek, benim için imkansız sayılacak kadar zordu.Hangi satrançsever ,bu tür bir yeteneğe sahip olmak istemez ki ?
Olay; New York’ tan hareket edip, Buenos Aires’e giden bir gemide geçiyordu. Bir grup satrançsever, Dünya Şampiyonu Mirko Czentoviç’i satranç oynamaya davet ettiler.Doğal olarak böyle bir şampiyonla oyun oynamak kendilerine pahalıya patlamıştı.
İlk oyunu sıkıntı çekmeden Mirko Czentovıç aldı. İkinci oyunlarında kaybetmek üzereyken, Kırk beş yaşlarında ki Dr. B.’ nin dışarıdan müdahale etmesiyle kazanç sağladılar.
İtiraz Kurulu Yoksa İtiraz Edilemez mi?
Merhaba,
9 Eylül Satranç Derneği'nin birinci amacı, satranç sporunu geniş kitlelere yaymaktır. Sorunlara odaklı bir kurum değiliz. Olası sorunları kaynağında ve ilgili kişilerle çözme gayretindeyiz. Ancak; sorunlar çözülmediği ya da sorun olarak görülmediği takdirde, tartışmaya sunmak görevimiz.
Türkiye Çocuk Ligi ile ilgili haberimize yönelik olarak TSF'den gelen iletide:
”İtiraz kurulu oluşturulmaması itiraz edilemez anlamına gelmiyor. Kurul yok ise her türlü itirazı Başhakem ve/veya organizatörler görüyor ve düzeltiyor, yerine getiriyor. Bu aşamalardan sonra son karar başhakemindir. Bu durumları düzenleyen Yarışmalar Talimatı ile İtiraz Kurulları Prosedürü düzenleyici hüküm-mevzuat olarak resmi sitede mevcuttur. Bilgilerinize aktarıyorum.” deniyordu.
Devamını oku...Çocuk Hakları Ve 23 Nisan
Merhaba,
Emperyalizmi dize getiren Büyük Atatürk, çocuklara verdiği önemi belirtmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı günü bayram olarak çocuklara armağan etmiştir. Her yıl 23 Nisan ülkemizde Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı Olarak kutlanır. Ancak, Aradan geçen doksan yılda geldiğimiz nokta çok iç açıcı değildir. Çocuklarımızı yeteri kadar eğitip koruyabiliyor muyuz?
9 Eylül'den Haberler Var
İlk haberimiz "9 Eylül Satranç Gençlik ve Spor Kulübü" olduk. Diğer önemli haberimiz ise artık yeni yerimizdeyiz!
Farkındayız; taşınma ve teknik sorunlar zaman kaybetmemize neden oldu. Derneğimiz şimdi kulüpleşerek yeni yerine geçti. Bundan böyle tüm satrançseverleri yeni yerimizde ağırlayacağız.

Dersliklerimiz, oyun alanımız, kantinimiz ve bu hengamede biraz aksattığımız karşılıklı iletişim organımız internet sitemizle de daha etkin olarak hizmetinizde olmak istiyoruz. Tüm köşe yazılarımız yorumlarınıza açıldı. Görüşlerinizi bizimle paylaşmanız bizi mutlu edecektir.
Esen kalın...
Yeni adresimiz ve telefonumuz :
İnönü Cad. No : 312 Orkide Apt. D : 1 ( Nokta durağı Hatay 1 nolu sağlık ocağı karşısı )
Konak / İZMİR
Tel : 232 - 243 17 70
Bugün 23 Nisan
Türk ulusunun 90 yıl önce ulusal egemenliğinin kayıtsız ve şartsız milletine ait olduğunu dünyaya duyurarak Büyük Millet Meclisini açtığı gün. İşgale, işgalciye, işbirlikçiye, din tüccarlarına, gericilere, padişaha, kula kulluğa karşı; aklın, bilimin, özgür düşüncenin, milletin temsilcilerinin bir çatı altında toplanıp, ulusun kaderini belirleyecek kararlar almaya başlamalarının yıldönümü.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından ulusun kaderini belirleyen meclisin açılış gününün, yaşamımızın anlamı, varlığımızın güvencesi çocuklara armağan edildiği gün. Zorluklardan, imkansızlıklardan, acılardan zaferlerle çıkmış bir ulusun, "her şey sizin için" diyerek çocuklarına bayram ettiği, hiç bitmeyecek bir var oluşun kutlandığı gün 23 Nisan.
Bu cennet ülkede önce ve daima çocuklar mutlu olsun.
Dünyada benzeri olmayan ilk ve tek ve en anlamlı bayramımız.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun.
Devamını oku...Fatih Sultan Kara Büyüye Karşı
Bir zamanlar, büyünün hâkim olduğu, akılların anlam veremediği, olağanüstü sihirler yapılırmış. İşte o yıllarda Fatih Sultan'ın İstanbul'u ele geçirmesiyle büyü yasaklanmış. Büyü yapan ve yaptıranları ya cezalandırıyor ya da ülkeden kovuyormuş.
İşte bu kovulanlardan biri de büyücü Horhor'muş. Ülkesinden kovulmayı hak etmediğini düşündüğü için, İstanbul'a saldırı planları kurar olmuş. Kendisi gibi sınır dışı edilen tüm sihirbazları ve büyücüleri bir araya toplayarak bir ordu kurmaya karar vermiş. Sadece büyücülerin görebildiği, sihirli bir kağıda: "Sen de özgür olmak ve Fatih Sultan'dan intikam almak istiyorsan Lanetli Göle gel." diye yazmış ve büyücülere göndermiş.
Devamını oku...Yenilmez Kral
Bir zamanlar, devlerin ve cücelerin yaşadığı ülkeler varmış. Masal bu ya; bu ülkelerden birinde; dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan, kendini beğenmiş, bir o kadar da zalim bir kral varmış.Bu kralın adı Yenilmez Kralmış. Yenilmez Kral, canı çok sıkılınca dişine uygun gördüğü ülkelere seferler düzenlermiş. Yine bir gün, bir sefer sırasında işgal ettiği ülkenin zenginlik kaynaklarını araştırırken gözüne bir satranç takımı ilişmiş. Kısa zamanda bu oyunu öğrenip, öyle iyi oynamaya başlamış ki savaşa gitmekten kurtulan halkın başına satranç oyununu bilme zorunluluğu getirmiş. Yenilmez Kral, adına uygun bir şekilde satrançta da kimseye yenilmiyormuş. Halk, Kral'dan korktuğu gibi; ona güvenmiyormuş da. Devamını oku...
Küçük Piyoncuk
Nasıldı? Merak ettiği şeyi nihayet öğrenecekti Küçük Piyoncuk... Bir insanla ilk buluşması idi. Ufacık bir el içinde hayat bulmuştu. Başkaları da vardı. Çok kalabalıktılar. Anlayamadığı; hep bir aradayken kardeş gibiydiler. Ama iş onlarla oynamaya gelince rakiptiler altmış dört kare üzerinde.
Etrafa bakındı, aydınlıktı her yer. İki ufak çocuk bir masa başında satranç oynamaya hazırlanıyorlardı.Peki, kimin kahramanı olacaktı Küçük Piyoncuk? İlk kez kendisiyle satranç oynanacaktı. “Benim rolüm nedir?” diye merak ediyordu. Diğer yedi piyon tıpatıp kendinin aynısıydı. İçini bir hüzün kapladı, “Ne çok benden var” diye...
Devamını oku...Ali Ulusoy'dan Dama Literatürüne Yeni Bir Katkı
Osmanlı Döneminden Günümüze Dama

İzmir'in Satranç Hakemi ve satranç oyuncusu Ali Ulusoy'un,10 yıl süren araştırmasının eseri olan "Osmanlı Döneminden Günümüze Dama" adlı eseri yayınlandı.
Geçmişten günümüze aktarılan oyunlar,açmaz, hurda, çarpma ve kombinezonlar ile askılı oyun tekniklerine geniş yer verilen kitap 1125 sayfayla ansiklopedi niteliğinde.
Satranç Notasyonu tekniğinin uyarlanmasıyla yayınlanan eser, yayınlanan dama yapıtları arasında aynı zamanda ilk olma özelliği taşıyor.
Devamını oku...
9 Eylül Satranç Derneği Hediyelik Eşya Fuarında
9 Eylül Satranç Derneği, dernek faaliyetlerini duyurmak, satrancı sevdirmek, satranç yayınları ve malzemelerini tanıtarak satrancın yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla, Düşün Satranç Merkezinin de katkılarıyla hediyelik eşya fuarına katılacaktır.
17-31 Aralık tarihlerinde İzmir uluslararası fuar alanı 2 nolu sergi salonundaki standımıza tüm satrançseverleri bekliyoruz.
Devamını oku...Oyun
Oyunların Şahı- Şevki Hacıoğlu
Oyun, çocukluğumuzun en güzel etkinliklerinden biridir. İnsanoğlu oyun oynamaktan her zaman büyük bir keyif almıştır. Genel anlamda insanların
geçmişten bugüne yaptığı ve yarattığı herşey kültür olarak tanımlandığına göre, oyun da kültürün temel taşlarından biridir. Oyun sayesinde iletişim kurulur; paylaşım, fikir üretme, seçim yapma, karar verme, yenme, yenilme öğrenilir. Birçok oyun türü geliştiren insanoğlu, oyun oynamayı, kendini ifade etme ve sergileme biçimi olarak görmüştür.
Oyunlar genelde eğlence amaçlı, gösterişe dayalı, şansa bağlı, kazanma kaybetme üzerine kuruludur. Yarış ve mücadele üzerine kurulu oyunların içeriği ve kapsamı ne olursa olsun tek bir amacı vardır: Rakibe üstün gelmek.
Her çağın saplantı yaratmış oyunları vardır. Tarihsel süreç içinde bakıldığında öncelikle fiziksel beceriye dayanan, at üstünde oynanan çevgan (polo), cirit, okçuluk, atletizm, güreş ve benzeri oyunlar, savaşın
fiziksel ihtiyaçlarından doğmuştur. Batıda olduğu gibi halkı fiziken ve ruhen güçlendirmek için futbol, voleybol, eltopu, sutopu, basketbol, beyzbol, tenis, kriket, masa tenisi gibi top oyunları, kurallara bağlı bir spor disiplini niteliği kazanmıştır. Zeka becerisine dayalı, gelişmiş bir kurama sahip satranç, beyin sporu olarak zamanla bir disiplin içine girmiştir. Dünyanın belki de en ünlü strateji oyunu satrançtır. Satranç, tüm karmaşıklığına rağmen en zengin düzeyde strateji içerir. Savaşı zihinlerde canlandırıp savaş hakkında düşünmemizi sağlayan satranç, şema üzerinde plan yapan hükümdar veya komutanların taklididir. Satranç oyuncusu ise, oyun tahtasında bir orduyu yöneten kişidir. Teori, pratik, strateji, taktik yönü ağır basan bu oyunda şans, hazırlıklı ve donanımlı olandan yanadır.
Ancak, burada, strateji ile taktiği kısaca tanımlamak gerekir. Strateji, generallik sanatı anlamına gelen, Yunanca "strategos" sözcüğüne bağlanır. Sözlükler stratejiyi şöyle tanımlıyor:
"Bir amaca ulaşmak için izlenmesi gereken ana yol."
"Büyük çaplı operasyonları planlama ve yönetme bilimi."
"Düşmanla gerçek bir karşılaşmada kuvvetlerini ondan önce davranarak en avantajlı konuma yerleştirme bilimi."
Bu tanımlara göre strateji, bir ordunun amaçları için kullanıldığında, "savaş sanatı"dır. Kısaca strateji; geleceği kontrol altına almak için düşünüp tasarlamak ve hazırlanan planı uygulamaktır. Nerede olduğumuzun, nereye
varmak istediğimizin ve oraya nasıl ulaşacağımızın hesabıdır.
İyi bir strateji oluşturmak için, savaşın doğasını, özellikle onun siyasi ve psikolojik boyutlarını anlamak gerekir. Stratejide öncelikle hesaba katılacak güçler, hareket halinde olan oyunculardır. Bir stratejiye gereksinimimiz olduğuna inandığımız zaman, bir çeşit rekabet ortamına gireceğimizi anlarız. Rekabet kavramının
kabulü ile, stratejinin en saf yorumu ortaya çıkar: Strateji, "kazanma sanatı"dır. Nasıl kazanılır sorusu, her süreçte tanımlanır. Bu, savaşarak değil, "güç" yerine "akılla" kazanmaktır.
Yaşamdaki olayların bize gösterdiği gibi,kazanmak ve kaybetmek görecelidir veya bir başka deyişle, kazanmak ve kaybetmek komşudur. Bu nedenle stratejinin temeli, ilerlemek ve ileride kalmaktır. Olayların akışını değiştirecek bilgiye sahip değilseniz, beklenmedik değişimlere hazır olmalısınız. Strateji, kendinizi rakiplerinizden farklı kılmakla ilgilidir. Stratejiyi ne kadar iyi anlarsak, başarı için doğru stratejiyi seçme şansımız o kadar yüksek olur. Öncelikle bilinmesi gereken, strateji öğrenmeyi sürdürmemiz gerektiğidir. Başarıya giden yol, doğru stratejiyi uygulamaktır.
Öte yandan, strateji ile içiçe olmakla birlikte, taktik, bir fikirdir. Taktik aradığımız zaman bir fikir arıyoruz demektir. Ama taktik tek başına yetersizdir. Süreci tamamlamak için, taktiği stratejiye dönüştürmek gerekir. Stratejinin amacı, taktiği daha etkin kılmak için, varolan araçları ve kaynakları seferber etmektir. Bir başka deyişle, taktik çiviyse strateji çekiçtir. Yaşamın kendisi gibi strateji de yolculuğa odaklıdır.( Sonuçlar – Yollar – Araçlar ). Hedeflenmiş sonuç, yeni yollar yaratır. Yollar, varolan araçlardan yararlanabileceklerini kullanır ya da yeni araçlar yaratır.

Monk Ve Katilin Satranç Oyunu
Bu hafta (7. Sezon-2. Bölüm) MONK adlı dizi oldukça ilginçti. Çünkü IQ'su 180 olan usta satranç oyuncusu PATRİCK KLOSTER ile O'nun karısını öldürdüğünü ıspatlamaya çalışan MONK arasında adeta satranç oyunu oynandı.
LİNDA KLOSTER Monk'a giderek kocasının onu öldüreceğini söyler ve bu olaydan sıyrılmasına izin vermemesini ister.Fakat aynı gün Linda kalp krizi geçirerek ölür.
Bundan sonra Monk ile Patrick arasında satranç oyunu başlar.
Devamını oku...Olimpos Dağında Satranç Turnuvası
Zeus; Olimpos Dağı’nda, diğer tanrılarla sohbet edip yeryüzünü seyrederek insanoğlunun yaşamlarıyla meşgul oluyordu.Olimpos’ taki tanrıların çoğu, insanların yaşadıkları olaylara duyarsız kalırlardı.Bazen kendi aralarında yaşadıkları sorunların sonuçlarını da insanlara yüklerlerdi.
İçlerinden en zararlısı ise Ares’ti. Birazcık insanları mutlu görsün, hele ki ülkeler arasında barış rüzgarları essin,o anda kendi varlığını sorgular kim olduğunu göstermek için insanların birbirine girmesini,dereler gibi kan akmasını sağlardı. Çünkü Ares savaş tanrısıydı.
Aslında "sonsuz yaşam“ tanrılar için çok sıkıcıydı. Onlar gün gelir yeryüzüne iner ve halkın arasında gezinerek uyum sağlamaya çalışırlardı. Ama ne zaman işlerine gelmeyen durum ortaya çıksa, öfkelerinden kim olduklarını küstahça sergilerlerdi.
Devamını oku...Topaltı İlköğretim Okulunda Satranç Var
9 Eylül Satranç Derneği, Sarıkamış İÖO, Kemal Reis İÖO ve Murat Reis İlköğretim Okullarında düzenlediği satranç turnuvalarından sonra bu kezde Konak Ballıkuyu'da bulunan Topaltı İlköğretim Okulu'nda satranç turnuvası gerçekleştirdi. Topaltı İlköğretim Okulu sınıf öğretmeni Hüda Bacaksız'ın egzersiz çalışmaları kapsamında yetiştirdiği 12 satranç oyuncusu arasında gerçekleştirilen turnuvada dereceye giren öğrenciler sırasıyla ;
1.Mustafa AKSU 2.Mert CEYLAN 3.Bünyamin SAĞLAM 4.Yusuf ÖZTÜRK 5.Dılagır KAHRAMAN En iyi bayan oyuncu: Bedia ORAL olmuşlardır.
Başarılı olan sporculara 9 Eylül Satranç Derneği'nin hazırladığı madalyalar verildi. Dereceye girenler 9 Eylül Satranç Derneği'nde kurs hakkı kazandı.
Devamını oku...Dernek Genel Kurulumuz Coşkuyla Yapıldı
13 Şubat 2010 tarihinde yapılan 1. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 30 üyeden 27 üyenin katılımıyla gerçekleşti. Derneğimiz Başkanı Özlem Göktoğan'ın açılış konuşması sonrası, gündem maddeleri sırayla uygulandı. Oldukça coşkulu geçen genel kurulda, derneğin 9 Eylül Satranç Gençlik ve Spor Kulübü olarak varlığını sürdürmesi oy birliğiyle kabul edildi. Yapılan dernek seçimleri sonucunda yönetim kurulu asil listesi aşağıdaki şekilde belirlendi.
Özlem Göktoğan, Süleyman Kahraman, İlknur Salğın, Huriye Özkayağan, Emine Alpaslan

Görsellere genel kurul resimleri eklendi >>
İzmir'de Yeni Bir Yetenek: Serkan Soysal
Hakem Ahlak Kuralları
Uğur Mumcuyu Unutmadık !
Kuralsızlık Bir Kural Olabilir mi?
Türklerde Çam Bayramı
8 Mart 2010 : Dünya Kadınlar Gününde Türkiye'de Kadın Olmak
Babalar Gününüz Kutlu Olsun
Bir Çocuk Liginin Ardından
Zafer Bayramımız Kutlu Olsun
Pırıltılı Resimler Nisan 2010
Bir Kitap : Son Hamle - Ronan Bennett
9 Eylül Satranç Derneği 1. Olağan Genel Kurulu Bugün
Şirinler Satranç Öğreniyor
Satranç Ve Eğitim
Bir Satranç Öyküsü - Stefan Zweig
İtiraz Kurulu Yoksa İtiraz Edilemez mi?
Çocuk Hakları Ve 23 Nisan
9 Eylül'den Haberler Var
Anneler Gününüz Kutlu Olsun
Bugün 23 Nisan
Fatih Sultan Kara Büyüye Karşı
Yenilmez Kral
Küçük Piyoncuk
Ali Ulusoy'dan Dama Literatürüne Yeni Bir Katkı
9 Eylül Satranç Derneği Hediyelik Eşya Fuarında
Oyun
Monk Ve Katilin Satranç Oyunu
Olimpos Dağında Satranç Turnuvası
Topaltı İlköğretim Okulunda Satranç Var
Dernek Genel Kurulumuz Coşkuyla Yapıldı
- Monk Ve Katilin Satranç Oyunu
- Ali Ulusoy'dan Dama Literatürüne Yeni Bir Katkı
- Abdullah İlhan'ı Saygıyla Anıyoruz.
- İzmir'de Yeni Bir Yetenek: Serkan Soysal
- Türklerde Çam Bayramı
- 9 Eylül Satranç Derneği Hediyelik Eşya Fuarında
- Çocuklar İçin Bir Kitap: Kim Haklı Kim Haksız
- Hakem Ahlak Kuralları
- Kuralsızlık Bir Kural Olabilir mi?
- 24 Kasım 2009 Günü Sizlerleyiz.





