





![]() | Bugün | 72 |
![]() | Dün | 62 |
![]() | Bu Hafta | 780 |
![]() | Bu Ay | 437 |
Bir Yılda Neler Yapmışız Bazılarını Hatırlayalım...
9 Eylül'den Yeni Haberler
Teknoloji, işleri azaltıp hayatı kolaylaştırsada çağımızda zamansızlık en başta gelen sorunlardan biri. Sitelerin iletişim formları, telefon numaraları, çağrı merkezleri, yorum bileşenleri, mail, msn adresleri, güvenlik prosedürleri, doğrulama kodları girmek insanları giderek yoruyor. Sitelerin yöneticileri kendi kıt zamanlarının deneyimiyle ziyaretçileriyle iletişimleri önündeki zaman kaybettiren engelleri aşmak için çalışıyorlar.
Birinci yıl dönümümüz yaklaşırken yaygın bir şekilde hayatımıza girmiş olan ve her yaştan kullanıcısı bulunan sosyal paylaşım sitesi facebook ve sitemizi ilişkilendirmeye karar verdik. Satranç camiasında var olan birbirinden bağımsız siteler ve facebook gruplarının, resmi sitelerin de giderek sosyal paylaşım ağları aracılığıyla birbirlerine entegre olacağını düşünüyoruz.
Artık içeriklerin altında facebook'ta paylaş simgesi olacak.
![]()
Topaltı İlköğretim Okulunda Satranç Var
9 Eylül Satranç Derneği, Sarıkamış İÖO, Kemal Reis İÖO ve Murat Reis İlköğretim Okullarında düzenlediği satranç turnuvalarından sonra bu kezde Konak Ballıkuyu'da bulunan Topaltı İlköğretim Okulu'nda satranç turnuvası gerçekleştirdi. Topaltı İlköğretim Okulu sınıf öğretmeni Hüda Bacaksız'ın egzersiz çalışmaları kapsamında yetiştirdiği 12 satranç oyuncusu arasında gerçekleştirilen turnuvada dereceye giren öğrenciler sırasıyla ;
1.Mustafa AKSU 2.Mert CEYLAN 3.Bünyamin SAĞLAM 4.Yusuf ÖZTÜRK 5.Dılagır KAHRAMAN En iyi bayan oyuncu: Bedia ORAL olmuşlardır.
Başarılı olan sporculara 9 Eylül Satranç Derneği'nin hazırladığı madalyalar verildi. Dereceye girenler 9 Eylül Satranç Derneği'nde kurs hakkı kazandı.
Devamını oku...24 Kasım 2009 Günü Sizlerleyiz.
Tüm Öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü'nü Kutluyoruz.

Atatürk'ün Baş Öğretmenliği kabul ettiği gün olan bugün, 24 Kasım Öğretmenler Gününde internet sitemiz sizlerle birlikte olmaya başlıyor.
Devamını oku...
Atatürk'e Saygı, Bayram Ve Satranç Sevgisi.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında, 23 Mayıs günü, Mazhar Zorlu Anadolu Teknik Lisesinde satranç turnuvası düzenlendi. Katılımcılar Bornova ilçesindeki anaokullarındaki miniklerden teknik liselerde öğrenim gören gençlere, İzmir'deki çeşitli kulüplerden bireysel katılımcılara kadar geniş bir yelpazeden oluşuyordu.
Bu yıl üçüncüsü düzenlenen turnuva, Abdullah İlhan Anısına Bornova'da üç yıl önce başlayan bir gelenekle, katılım ücreti alınmayan, ilk turda masalarda suları ve çikolatalarıyla hazır, sporcu ve velilere öğle yemeği ikram edilen, gün boyunca çayların hiç tükenmeden ücretsiz olduğu, satranç severlere verilen önemi gösteren, kimsenin eli boş gönderilmediği bir turnuva modeliydi.
Devamını oku...8 Mart 2010 : Dünya Kadınlar Gününde Türkiye'de Kadın Olmak
Ülkemizde dört buçuk milyon kadın okuma yazma bilmiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın vekil oranı yüzde dokuz. Lise ve daha üstü eğitimli 18-24 yaş arası kadınların yüzde 39,6sı işsiz. Eğitim gören yüz kadından sadece ikisi üniversiteye gidebiliyor. Üniversitelerde öğretim elemanlarının yüzde otuzu kadın. Türkiye’deki kadınların yüzde kırkı görücü usulü ile evleniyor. Yılda iki bin beş yüz kadın anne olmak isterken yaşamını yitiriyor. Aile içi suçların yüzde seksen yedisi kadınlara karşı işlenmiş. Kadın ailelerin yüzde otuz dördünde fiziksel, yüzde elli üçünde sözlü şiddet görüyor. Kadınların yüzde elli beşi doğum kontrol uygularken yüzde altmış dördü hamilelik döneminde doktora gitmiyor.
Dernek Genel Kurulumuz Coşkuyla Yapıldı
13 Şubat 2010 tarihinde yapılan 1. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 30 üyeden 27 üyenin katılımıyla gerçekleşti. Derneğimiz Başkanı Özlem Göktoğan'ın açılış konuşması sonrası, gündem maddeleri sırayla uygulandı. Oldukça coşkulu geçen genel kurulda, derneğin 9 Eylül Satranç Gençlik ve Spor Kulübü olarak varlığını sürdürmesi oy birliğiyle kabul edildi. Yapılan dernek seçimleri sonucunda yönetim kurulu asil listesi aşağıdaki şekilde belirlendi.
Özlem Göktoğan, Süleyman Kahraman, İlknur Salğın, Huriye Özkayağan, Emine Alpaslan

Görsellere genel kurul resimleri eklendi >>
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Demiryollarımız
88 yıl önce zorlu savaş koşullarında ve yurtdaşların refahını sağlamada demiryollarının ve ulaşımın önemini Atatürk çok iyi anlamış ve anlatmıştı. Anadoluyu demirağlarla örmenin önemini ve gururunu Cumhuriyetin ilk 10 yılının marşında dile getirdik. Anayurdu dört baştan demirağlarla örmüş olmaktan ve 10. yıl marşını söylemekten hala büyük bir heyecan, onur duyuyoruz. Sonra uzun yıllar ihmal ettik. Yıllar sonra ise raylı sistemin önemini ve yararlarını yeniden keşfettik ve... çok gecikmiş de olsa her demiryolu bizi Ata'ya vefa borcumuzu ödercesine sevindiriyor.
Zafer Bayramı'nı coşkuyla kutlamaya hazırlanan İzmirliler, 80 kilometrelik demiryolu hattını metro standardına çıkartan İzmir Büyükşehir Belediyesi ve TCDD ortaklığında yürütülen Aliağa- Menderes projesinin güney kısmında yolculu seferlere başlanması nedeniyle, aynı gün ikinci sevinci de ulaşımda yaşayacak.
Deneme seferleri süren trenlerin, saatte 140 kilometre hız yaptığı ve bir seferde 2 bin 250 yolcu taşıyabileceği belirtildi.
GÜNDE 550 BİN KİŞİ TAŞIYACAK
Aynı zamanda İZBAN yönetim kurulu üyesi de olan TCDD 3'üncü Bölge Müdürü Sebahattin Eriş, Alsancak "27 kilometrelik bu mesafeyi duraklarda durmak dahil, 22 dakikada alıyoruz. Aliğa- Menderes hattında günde 550 bin kişi taşıyacağız ...Bu kadar yolcuyu kaç otobüsle, bu konforda, trafikte beklemeden taşıyabilirsiniz?" dedi.
30 Ağustos bir an önce İzmir'e, özgürlüğe kavuşmanın, vatan aşkının gücüyle ( 26 Ağustos Büyük Taarruz- 9 Eylül İzmir'in kurtuluşu ) 14 güne sığan hem düşmana hem zamana karşı kilometrelerce savaşa savaşa, söke söke düşmanları sürüp atmanın, İzmir'de zaferle taçlanan bir varoluş mücadelesinin bayramıdır.
88 yıl önce neler olmuştu;
23 Ağustos - 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Savaşı'yla Yunan orduları gerilemek zorunda kaldı. Bu uzun zamandır Türk ordularının elde ettiği ilk başarıdır. TBMM tarafından Sakarya Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal'e mareşal ve gazi unvanları verildi. Tarihin bu dönüm noktasından sonra Yunan ordularının topraktan atılma kararı alınır. Sad planı adı verilen tarrruz planı ocak ve nisan aylarında iki kez ertelenir. Tarruzun hazırlıkları tam anlamıyla ağustos ayında tamamlanır. Batı cephesinin kuzeyindeki ve güney cephesindeki Türk birlikleri, büyük bir gizlilik içinde Kocatepe bölgesine kaydırıldı. İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane gizlice Anadolu topraklarına getirtildi. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silahlar satın alındı. Orduya taarruz eğitimi yaptırıldı. Gazi Mustafa Kemal'in başkomutanlığını yaptığı Türk ordusu, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir kaç saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis de vardı. Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.Büyük Taarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden temizlenmiş oldu.
Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos'ta başlayıp, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Mustafa Kemal'in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni (Büyük Taarruz) anmak için kutlanan bayramdır. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terketmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder.
Zafer Bayramı, ilk defa 30 Ağustos 1923 günü Afyonkarahisar, Ankara ve İzmir'de kutlanmıştır. Resmî olarak Zafer Bayramı ilân edilmesi 1935 yılının Mayıs ayında olmuştur. Zafer Bayramı, tüm yurtta törenlerle kutlanır. Devlet erkânı ve birçok vatandaş, Ankara'da Anıtkabir'i, diğer illerde de anıt ve şehitlikleri ziyaret edip, Mustafa Kemal Atatürk'e, silâh arkadaşlarına ve komutasında savaşmış askerlere şükranlarını sunar. Hemen hemen her yerleşim yerinde, askerî birlikler geçit törenlerine katılır. Ayrıca dış temsilciliklerde de çeşitli kutlamalar yapılır. 30 Ağustos günü, Türkiye'de resmî tatildir.
Her yıl, Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları bu tarihte mezun verir. Tüm subay ve astsubay rütbe değişiklikleri bu tarihte geçerli olur.
Zafer Bayramımız Kutlu Olsun !
Devamını oku...Satranç Oynamaktan Korkan Minik Yürek
Uzun kahverengi saçları ve pespembe yanaklarıyla ne kadarda sevimli ve mutlu görünüyordu. İlköğretim 5. sınıf öğrencisi olan Mine eve okuldan gelir gelmez, satranç tahtasının başına geçer saatlerce çalışır zamanın farkına bile varmazdı. Evet bu oyunu çok sevmişti ve büyük keyif alıyordu.
Ta ki ailesinin Mine'den beklentileri artıncaya kadar…
Mine'nin gülen gözleri gülmez olmuştu.Derslerindeki notları yüksek tutma çabası artık yoruyordu küçücük bedenini....
Belki de bu yüzden sevmişti satrancı… Aklını meşgul eden, onu biraz da olsa ağır yüklerinden uzak tutmuştu. Aslında mutluydu. Siyah ve beyaz taşların arasında sadece kendi karar verebilirdi. Doğrusu ya da yanlışıyla kimseye ait değildi satrançtaki dünyası…
Devamını oku...Kuralsızlık Bir Kural Olabilir mi?
Türkiye Satranç Federasyonu tarafından düzenlenen 2009-2010 etkinlik dönemi Türkiye Çocuk Ligi yönergesinin aşağıda eklediğimiz 9. Madde- İtirazlar bölümünde aşağıdaki şöyle yazıyor.
İl ve ilçelerde itiraz kurulu oluşturmayıp Baş Hakem kararını son karar olarak belirlemek ne kadar doğru bir karar?
Buna neden gerek duyulmuş olabilir?
Takımların UKD ortalaması,
Buna bağlı olarak yapılan eşlendirme,
9 Eylül'den Haberler Var
İlk haberimiz "9 Eylül Satranç Gençlik ve Spor Kulübü" olduk. Diğer önemli haberimiz ise artık yeni yerimizdeyiz!
Farkındayız; taşınma ve teknik sorunlar zaman kaybetmemize neden oldu. Derneğimiz şimdi kulüpleşerek yeni yerine geçti. Bundan böyle tüm satrançseverleri yeni yerimizde ağırlayacağız.

Dersliklerimiz, oyun alanımız, kantinimiz ve bu hengamede biraz aksattığımız karşılıklı iletişim organımız internet sitemizle de daha etkin olarak hizmetinizde olmak istiyoruz. Tüm köşe yazılarımız yorumlarınıza açıldı. Görüşlerinizi bizimle paylaşmanız bizi mutlu edecektir.
Esen kalın...
Yeni adresimiz ve telefonumuz :
İnönü Cad. No : 312 Orkide Apt. D : 1 ( Nokta durağı Hatay 1 nolu sağlık ocağı karşısı )
Konak / İZMİR
Tel : 232 - 243 17 70
İtiraz Kurulu Yoksa İtiraz Edilemez mi?
Merhaba,
9 Eylül Satranç Derneği'nin birinci amacı, satranç sporunu geniş kitlelere yaymaktır. Sorunlara odaklı bir kurum değiliz. Olası sorunları kaynağında ve ilgili kişilerle çözme gayretindeyiz. Ancak; sorunlar çözülmediği ya da sorun olarak görülmediği takdirde, tartışmaya sunmak görevimiz.
Türkiye Çocuk Ligi ile ilgili haberimize yönelik olarak TSF'den gelen iletide:
”İtiraz kurulu oluşturulmaması itiraz edilemez anlamına gelmiyor. Kurul yok ise her türlü itirazı Başhakem ve/veya organizatörler görüyor ve düzeltiyor, yerine getiriyor. Bu aşamalardan sonra son karar başhakemindir. Bu durumları düzenleyen Yarışmalar Talimatı ile İtiraz Kurulları Prosedürü düzenleyici hüküm-mevzuat olarak resmi sitede mevcuttur. Bilgilerinize aktarıyorum.” deniyordu.
Devamını oku...Yenilmez Kral
Bir zamanlar, devlerin ve cücelerin yaşadığı ülkeler varmış. Masal bu ya; bu ülkelerden birinde; dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan, kendini beğenmiş, bir o kadar da zalim bir kral varmış.Bu kralın adı Yenilmez Kralmış. Yenilmez Kral, canı çok sıkılınca dişine uygun gördüğü ülkelere seferler düzenlermiş. Yine bir gün, bir sefer sırasında işgal ettiği ülkenin zenginlik kaynaklarını araştırırken gözüne bir satranç takımı ilişmiş. Kısa zamanda bu oyunu öğrenip, öyle iyi oynamaya başlamış ki savaşa gitmekten kurtulan halkın başına satranç oyununu bilme zorunluluğu getirmiş. Yenilmez Kral, adına uygun bir şekilde satrançta da kimseye yenilmiyormuş. Halk, Kral'dan korktuğu gibi; ona güvenmiyormuş da. Devamını oku...
Yola Çıkarken
Merhaba,

Çocuklarımız Düşün Satranç Merkezi bünyesinde satranç dersi alırken tanışmış ve kaynaşmış biz veliler, kulüpleşmek hedefine yönelik olarak 9 Eylül Satranç Derneğini kurduk.
Derneği kurmaktaki amacımız; çocuklarımız aynı çatı altında satranç eğitimlerini devam ettirirken, bu olanaklardan daha geniş kitlelerin de yararlanmasında rol almak. Satrancı zengin sporu olmaktan kurtarıp, her kesimden öğrencilere ulaşmasını sağlamak, sporcuların istekli annelerine de satranç öğretmek üzere programlar geliştirmektir.
Devamını oku...Fatih Sultan Kara Büyüye Karşı
Bir zamanlar, büyünün hâkim olduğu, akılların anlam veremediği, olağanüstü sihirler yapılırmış. İşte o yıllarda Fatih Sultan'ın İstanbul'u ele geçirmesiyle büyü yasaklanmış. Büyü yapan ve yaptıranları ya cezalandırıyor ya da ülkeden kovuyormuş.
İşte bu kovulanlardan biri de büyücü Horhor'muş. Ülkesinden kovulmayı hak etmediğini düşündüğü için, İstanbul'a saldırı planları kurar olmuş. Kendisi gibi sınır dışı edilen tüm sihirbazları ve büyücüleri bir araya toplayarak bir ordu kurmaya karar vermiş. Sadece büyücülerin görebildiği, sihirli bir kağıda: "Sen de özgür olmak ve Fatih Sultan'dan intikam almak istiyorsan Lanetli Göle gel." diye yazmış ve büyücülere göndermiş.
Devamını oku...Kadının Adı ( Hala ) Yok
Hayatım sanki, kötü oynanmış bir satranç oyununun, oyun sonu gibi... Nerede hata yaptım? Açılışta mı, oyun ortasında mı?
Oysa bilinen klasik açılışlardan birini yapmıştım. Gerekli akademik eğitimi almış, belli yaşta evlenmiş, belli yaşta çoluk çocuğa karışmıştım. Bu, çoğunluğun yaptığı, senelerce denenmiş klasik açılışların en bilineni idi. Doğruluğundan şüphe edilmediği için hamleler düşünülmeden ardı ardına yapılmıştı. Öze uygun olup olmadığına bakılmaksızın, kendini tanımaksızın. Belki de zamandan kazanıp, kazanılan zamanı ileriki hamlelerde kullanmak için böyle acele davranılmıştı. Üstelik karşı tarafın ne oynadığına bile bakmaksızın yapılmıştı açılış hamleleri, ezberden.
Devamını oku...Oyun
Oyunların Şahı- Şevki Hacıoğlu
Oyun, çocukluğumuzun en güzel etkinliklerinden biridir. İnsanoğlu oyun oynamaktan her zaman büyük bir keyif almıştır. Genel anlamda insanların
geçmişten bugüne yaptığı ve yarattığı herşey kültür olarak tanımlandığına göre, oyun da kültürün temel taşlarından biridir. Oyun sayesinde iletişim kurulur; paylaşım, fikir üretme, seçim yapma, karar verme, yenme, yenilme öğrenilir. Birçok oyun türü geliştiren insanoğlu, oyun oynamayı, kendini ifade etme ve sergileme biçimi olarak görmüştür.
Oyunlar genelde eğlence amaçlı, gösterişe dayalı, şansa bağlı, kazanma kaybetme üzerine kuruludur. Yarış ve mücadele üzerine kurulu oyunların içeriği ve kapsamı ne olursa olsun tek bir amacı vardır: Rakibe üstün gelmek.
Her çağın saplantı yaratmış oyunları vardır. Tarihsel süreç içinde bakıldığında öncelikle fiziksel beceriye dayanan, at üstünde oynanan çevgan (polo), cirit, okçuluk, atletizm, güreş ve benzeri oyunlar, savaşın
fiziksel ihtiyaçlarından doğmuştur. Batıda olduğu gibi halkı fiziken ve ruhen güçlendirmek için futbol, voleybol, eltopu, sutopu, basketbol, beyzbol, tenis, kriket, masa tenisi gibi top oyunları, kurallara bağlı bir spor disiplini niteliği kazanmıştır. Zeka becerisine dayalı, gelişmiş bir kurama sahip satranç, beyin sporu olarak zamanla bir disiplin içine girmiştir. Dünyanın belki de en ünlü strateji oyunu satrançtır. Satranç, tüm karmaşıklığına rağmen en zengin düzeyde strateji içerir. Savaşı zihinlerde canlandırıp savaş hakkında düşünmemizi sağlayan satranç, şema üzerinde plan yapan hükümdar veya komutanların taklididir. Satranç oyuncusu ise, oyun tahtasında bir orduyu yöneten kişidir. Teori, pratik, strateji, taktik yönü ağır basan bu oyunda şans, hazırlıklı ve donanımlı olandan yanadır.
Ancak, burada, strateji ile taktiği kısaca tanımlamak gerekir. Strateji, generallik sanatı anlamına gelen, Yunanca "strategos" sözcüğüne bağlanır. Sözlükler stratejiyi şöyle tanımlıyor:
"Bir amaca ulaşmak için izlenmesi gereken ana yol."
"Büyük çaplı operasyonları planlama ve yönetme bilimi."
"Düşmanla gerçek bir karşılaşmada kuvvetlerini ondan önce davranarak en avantajlı konuma yerleştirme bilimi."
Bu tanımlara göre strateji, bir ordunun amaçları için kullanıldığında, "savaş sanatı"dır. Kısaca strateji; geleceği kontrol altına almak için düşünüp tasarlamak ve hazırlanan planı uygulamaktır. Nerede olduğumuzun, nereye
varmak istediğimizin ve oraya nasıl ulaşacağımızın hesabıdır.
İyi bir strateji oluşturmak için, savaşın doğasını, özellikle onun siyasi ve psikolojik boyutlarını anlamak gerekir. Stratejide öncelikle hesaba katılacak güçler, hareket halinde olan oyunculardır. Bir stratejiye gereksinimimiz olduğuna inandığımız zaman, bir çeşit rekabet ortamına gireceğimizi anlarız. Rekabet kavramının
kabulü ile, stratejinin en saf yorumu ortaya çıkar: Strateji, "kazanma sanatı"dır. Nasıl kazanılır sorusu, her süreçte tanımlanır. Bu, savaşarak değil, "güç" yerine "akılla" kazanmaktır.
Yaşamdaki olayların bize gösterdiği gibi,kazanmak ve kaybetmek görecelidir veya bir başka deyişle, kazanmak ve kaybetmek komşudur. Bu nedenle stratejinin temeli, ilerlemek ve ileride kalmaktır. Olayların akışını değiştirecek bilgiye sahip değilseniz, beklenmedik değişimlere hazır olmalısınız. Strateji, kendinizi rakiplerinizden farklı kılmakla ilgilidir. Stratejiyi ne kadar iyi anlarsak, başarı için doğru stratejiyi seçme şansımız o kadar yüksek olur. Öncelikle bilinmesi gereken, strateji öğrenmeyi sürdürmemiz gerektiğidir. Başarıya giden yol, doğru stratejiyi uygulamaktır.
Öte yandan, strateji ile içiçe olmakla birlikte, taktik, bir fikirdir. Taktik aradığımız zaman bir fikir arıyoruz demektir. Ama taktik tek başına yetersizdir. Süreci tamamlamak için, taktiği stratejiye dönüştürmek gerekir. Stratejinin amacı, taktiği daha etkin kılmak için, varolan araçları ve kaynakları seferber etmektir. Bir başka deyişle, taktik çiviyse strateji çekiçtir. Yaşamın kendisi gibi strateji de yolculuğa odaklıdır.( Sonuçlar – Yollar – Araçlar ). Hedeflenmiş sonuç, yeni yollar yaratır. Yollar, varolan araçlardan yararlanabileceklerini kullanır ya da yeni araçlar yaratır.

9 Eylül Satranç Derneği Hediyelik Eşya Fuarında
9 Eylül Satranç Derneği, dernek faaliyetlerini duyurmak, satrancı sevdirmek, satranç yayınları ve malzemelerini tanıtarak satrancın yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla, Düşün Satranç Merkezinin de katkılarıyla hediyelik eşya fuarına katılacaktır.
17-31 Aralık tarihlerinde İzmir uluslararası fuar alanı 2 nolu sergi salonundaki standımıza tüm satrançseverleri bekliyoruz.
Devamını oku...Satranç Ve Eğitim
Satrancın; çocukların zekâsını, hayal gücünü, şekil ve uzay bilgisini, analiz ve sentez yapma özelliklerini, planlama yeteneklerini, kavrama güçlerini, sözlü muhakemelerini, hafızalarını, problem çözme kapasitelerini, hızlı ve mantıklı düşünebilme karar alabilme süreçlerini olumlu etkilediği bilimsel deneylerle ispatlanmıştır. Bunun sonucu başta Rusya, ABD, Venezüella, Bulgaristan, İzlanda, Kanada ve ispanya gibi ülkeler olmak üzere 30 ülkenin okullarında ders olarak okutulması sağlanmıştır. Diğer ülkelerde de satranç, devletin ilgili birimleri tarafından gelişmesi için desteklenmektedir.
Bağımsız bir etkinlik olarak satranç, bireyin eğitiminde son derece ilgili ve yararlı bir duruma getirilebilir. Yeteneği ve zekâsı ne olursa olsun birey nezdinde yararı olduğu kabul edilir. Satranç bireye kazandırdıkları pozitif etkilerle, yetenek ve zekâ ayrımı yapmadan bireyin eğitiminde fonksiyonel bir rol oynayabilir
Bilindiği üzere matematik, hem sosyal bilimler hem de fen bilimleri eğitimi açısından büyük önem taşımaktadır ve matematik ile satranç arasında da ciddi bir ilişki söz konusudur işte bu ilişki üzerine çalışan ve bu ilişkinin bütün yanlarını konu edinen ve bu alanda bağımsız bir çalışması bulunan Gik, önemli sonuçlara ulaşmıştır (Gik, 1983).

ABD'nin satranç eğitimine verdiği önem, özellikle son yirmi yılda dikkati çekmektedir. Birçok eyaletinde satranç okul müfredatının bir parçasıdır ve çok sayıda satranç merkezleri bulunmaktadır. Özellikle Üniversite satrancında kayda değer gelişmeler yaşanmıştır Başta Virginia Tech, Texas Browsville, South Dakota, Sounth Carolina, Maryland Baltimore Country, Oberline College, MIT, Harward, Colombia Buchnell, Tulane, Dallas Teksas ve Teksas A&M Commerce üniversiteleri olmak üzere daha birçok üniversitede öğrenciler satranç öğrenmektedir.
1969 yılında, 40 Dünya Satranç Kongresi açılışında konuşan Berlin Humbold Üniversitesi Felsefe Okulu Dekanı Dr Hans Klaus 'Satranç, insan bünyesinin düşünme metotlarını geliştirmesine yardım eder. İlkokul yıllarından itibaren satranç öğrenmek ve oynamak faydalıdır. Resmi öğretim süreci yerine, bir şeyi oynayarak öğrenmek her çocuk için daha keyiflidir. Çocuklarımızın okul hayatında ilerlemeleri için onlara satranç öğretebiliriz' demiştir.
Satranç bilen öğrencilerin Torrance yaratıcı düşünce testlerinde ve Watson Glaser eleştirel düşünce testlerinde daima yüksek sonuçlar aldıkları görülmüştür.
Dr Calvin F Degermond, satranç üzerine yaptığı uzun süreli araştırmalar sonucunda; satrancın zekâyı, estetiği, sporu, karar almayı, azim ve konsantrasyonu geliştirdiğini belirtmiştir. Satranç yaklaşık 50 yıldır Rus okullarında ders olarak okutulmaktadır. Çocukların problem çözme ve muhakeme yeteneklerine sağladığı katkı birçok ülkede kanıtlanmıştır.
1973-1974 yıllarında o zamanki adıyla Zaire'de (Kongo Demokratik Cumhuriyeti) Dr Albert Frank tarafından gerçekleştirilen araştırmaya 16-18 yaş grubundan toplam 92 öğrenci katılmıştır. Çalışma sonunda satranç eğitimi alan deney grubu, idari yetenek, matematik ve sözlü beceride kontrol grubuna oranla daha başarılı olduğu ortaya çıkmıştır.
1974-1976 yıllarında Belçika'da Assenede Belediye okulunda gerçekleştirilen çalışmalara 10 yaş grubundan toplam 40 çocuk katılmıştır. Deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılan öğrencilere 5. ve 6. sınıfın sonlarında J Piaget'in kavrama gelişimi testleri uygulanmış ve istatistiklerin neticesi satranç öğrencilerinin lehine çıkmıştır.
Yine Çin Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr Yee Wang Fung tarafından üniversitenin sayısal bölümlerinde okuyan öğrenciler üzerinde yaptığı deneylerinde, satranç eğitimi alan öğrencilerin matematik ve fen dersleri sonuçlarında ortalama % 15'lik bir artış sağladıklarını ortaya çıkarmıştır.
1979-1983 yılları arasında ABD'nin Pensilvanya eyaletinde gerçekleştirilen çalışmalarda, satranç eğitimi alan deney grubu, diğer kontrol gruplarının tümünü düşünsel gelişim programlarında geride bırakmıştır. Araştırmalarda Watson-Glaser ve Torrance test teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarının açıklanmasıyla Pensilvanya eyaletinde pilot okullarda satranç dersi uygulaması başlatılmıştır.
1979-1983 yılları arasında, bu kez Dr Robert Ferguson ESEA kod IV-C isimli ve federal olarak desteklenen " Eleştirel ve Yaratıcı Düşüncenin Satranç Yoluyla Geliştirilmesi" konulu projeyi hazırlamıştır. Bradford bölgesi okullarından seçilen 7, 8 ve 9. sınıf öğrencilerinin katıldığı deneyin 32 hafta sonrasında yapılan Watson-Glaser eleştirel düşünce testleri sonucunda satranç grubu birinci olmuştur.
1979-1983 yılları arasında Venezuela'da "Düşünmeyi Öğrenme Projesi" isimli çalışma, satrancın zekâ seviyesini arttırıp arttırmadığını hedeflemiş, araştırmaya tümü 2. sınıf öğrencisi 4266 kız ve erkek çocuk katılmış, hemen hemen her sosyo ekonomik düzeyden ailelerin çocukları bu projede yer almıştır. Araştırma sonucunda, satrancın metodolojik bir şekilde öğretilmesiyle küçük yaş gruplarındaki tüm öğrencilerin IQ 'sunu arttırdığı belirlenmiştir.

Toplumun bir üyesi olarak bireye kazandırdıkları konusunda genel olarak şunları ifade edebiliriz:
a)Zihinsel gelişime pozitif katkılar yapması
b)Muhakeme gücünü artırması
c)Analiz-sentez yapma becerisi
d)Yaratıcılığı teşvik etme
e)Strateji geliştirme
f)Fotografik hafızanın gelişimine katkı sağlama
g)Oyun sürecinde asla şiddet üretmemeye ilişkin bilinç
h) Hayal gücünü, şekil ve uzay bilgisini, planlama yeteneklerini destekleme
i) Problem çözme kapasitelerini artırma
j) Hızlı ve mantıklı düşünebilme-karar alabilme süreçlerini geliştirme
k) Neden sonuç ilişkisini kavrama
l) Sakin ve soğukkanlı olmayıöğretme
m) Rakibine saygılı olmayı temel alan bir centilmenlik
n) Risk alma
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE SATRANÇ
Üstün yetenekli çocukların eğitimi, özel konumlarından dolayı eğitim önceliğine sahip olmalıdır (MEB, 1991:57-58) Bu potansiyelin eğitimi birçok açıdan önemli ve stratejik görülmektedir (Bilgili, 2000:63-68) Üstün ve özel yetenekli çocukların eğitiminde birçok araç zenginleştirici ve tamamlayıcı olarak kullanılabilir Bunlardan biri de satrançtır
Abdullah İlhan'ı Saygıyla Anıyoruz.

SENİ UNUTMADIK...
3 Ocak 2008 günü yitirdiğimiz değerli antrenör, İzmir'in ve Türkiye'nin gururu olmuş nice satranç sporcusunun HOCA'sı, Abdullah İlhan'ı, aramızdan ayrılışının 2. yıldönümünde, adına düzenlenen turnuva ile andık.
Abdullah İlhan'ın yaşam öyküsü >>
Turnuva sonuçları haberin devamında... Görsellere 2 Albümde 52 adet resim eklendi...
Bir Çocuk Liginin Ardından
Merhaba,
Birincisi ilk defa bu yıl düzenlenen çocuk ligi, doğruları ve yanlışlarıyla sona ermiştir. Dereceye giren takımlarımızı kutlarız. Henüz sıralamayı göremesek de (29 Aralık 2009, saat:19.00) dereceye giren takımlar ödüllerini aldılar. Gelecek yıllarda eksiklerinin giderilerek, yanlışlarının düzeltilerek daha güzel turnuvalar olmasını diliyoruz.
Çocuk Ligi'ne ait yaşanmış üzücü bir olayı aktarmak istiyoruz: Satranca geçen yaz başlayan, çok seven, büyük bir istekle turnuvalara katılmaya gayret eden on yaşındaki bir sporcunun takım arkadaşlarından bir kişinin zamanında gelmemesi nedeni ile oynayamadıklarını, çok üzüldüğünü ve artık satrancı bıraktığı kararını annesinden üzüntü ile dinledik.
Devamını oku...Olimpos Dağında Satranç Turnuvası
Zeus; Olimpos Dağı’nda, diğer tanrılarla sohbet edip yeryüzünü seyrederek insanoğlunun yaşamlarıyla meşgul oluyordu.Olimpos’ taki tanrıların çoğu, insanların yaşadıkları olaylara duyarsız kalırlardı.Bazen kendi aralarında yaşadıkları sorunların sonuçlarını da insanlara yüklerlerdi.
İçlerinden en zararlısı ise Ares’ti. Birazcık insanları mutlu görsün, hele ki ülkeler arasında barış rüzgarları essin,o anda kendi varlığını sorgular kim olduğunu göstermek için insanların birbirine girmesini,dereler gibi kan akmasını sağlardı. Çünkü Ares savaş tanrısıydı.
Aslında "sonsuz yaşam“ tanrılar için çok sıkıcıydı. Onlar gün gelir yeryüzüne iner ve halkın arasında gezinerek uyum sağlamaya çalışırlardı. Ama ne zaman işlerine gelmeyen durum ortaya çıksa, öfkelerinden kim olduklarını küstahça sergilerlerdi.
Devamını oku...9 Eylül Satranç Derneği 1. Olağan Genel Kurulu Bugün
DAVET
9 Eylül Satranç Derneği'nin bugün saat 18:30 da dernek merkezinde yapılacak 1. Olağan Genel Kuruluna tüm satrançseverler davetlidir.
Devamını oku...Hakem Ahlak Kuralları
Aşağıda yeralan yazıya dökülmüş, belirlenmiş ilkesel kurallar; satranç turnuvaları ve diğer spor karşılaşmalarında uyumluluk gösteren, evrensel nitelik taşıması gereken kurallar. İl Birinciliği Seçmeleri Turnuvası arifesine girdiğimiz şu dönemde yararı olabilir.
Bilelim. Bildirelim...
1-Kurallara ve turnuva yönetimine sürekli çalışacağım. Tüm resmi kuralları sürekli gözlemleyip kendimi yenileyeceğim. Meslektaşlarımın hakkımdaki kritiklerini dikkate alıp değerlendireceğim ve eksikliklerimi tamamlayacağım. Bir görevli olarak sürekli kendimi geliştirmeye açık tutacağım.
Devamını oku...
Bugün 23 Nisan
Türk ulusunun 90 yıl önce ulusal egemenliğinin kayıtsız ve şartsız milletine ait olduğunu dünyaya duyurarak Büyük Millet Meclisini açtığı gün. İşgale, işgalciye, işbirlikçiye, din tüccarlarına, gericilere, padişaha, kula kulluğa karşı; aklın, bilimin, özgür düşüncenin, milletin temsilcilerinin bir çatı altında toplanıp, ulusun kaderini belirleyecek kararlar almaya başlamalarının yıldönümü.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından ulusun kaderini belirleyen meclisin açılış gününün, yaşamımızın anlamı, varlığımızın güvencesi çocuklara armağan edildiği gün. Zorluklardan, imkansızlıklardan, acılardan zaferlerle çıkmış bir ulusun, "her şey sizin için" diyerek çocuklarına bayram ettiği, hiç bitmeyecek bir var oluşun kutlandığı gün 23 Nisan.
Bu cennet ülkede önce ve daima çocuklar mutlu olsun.
Dünyada benzeri olmayan ilk ve tek ve en anlamlı bayramımız.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun.
Devamını oku...Türklerde Çam Bayramı
Altay'da çam ağacının her zaman esrar dolu bir güzelliğe sahip olduğu kabul edilmiştir.Çam, mızrak gibi, çok zarif bir ağaçtır. Çam ağacı eski zamanlardan beri Türklerde kutsal sayılıyordu. Bu ağacın "eve girmesine izin veriyorlardı". Üç dört bin yıl önceleri, yani insanların çoktanrılı dinlerin tanrılarına inandıkları çağlarda, çam ağacını ululamak için bayramlar yapılıyordu.
Öncelikle de bayram yerinin merkezinde, yani tanrıların ve ruhların dinlenme yerinde yaşayan Yersu'ya adanırdı. Yersu'nun yanında, aksakallı Ülgen vardı. İnsanlar, Ülgen'i her zaman zengin ve gösterişli, kırmızı bir kaftan içinde düşünüyorlardı. Ülgen, aydın ruhların önderi idi. Yeraltındaki altın çitli altın sarayında, altın bir tahtta oturuyordu. Güneş ve Ay, O'nun emri altındaydı.
Şimdiki Çocuklar Harika
Arda Tanbay Akın'ın Kara Kalem Çalışması :

Tarkan Salğın'ın resim çalışması :

Arda Göktoğan resim çalışması :

Güneş Alpaslan'ın "Çiko'nun hayatı" belgesel film çalışması :))
Devamını oku...
Uğur Mumcuyu Unutmadık !
Gazeteci, yazar, Atatürk Devrimlerinin ödünsüz savunucusu Uğur Mumcu, katledilişinin 17. yılında anılıyor. 24 Ocak Pazar günü İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde saat 20.00’de başlayacak olan anma programı, tüm İzmirlilere açık olacak. TOBAV Oda Orkestrası sahne alacak. Ayrıca Prof. Dr. Murat Tuncay tarafından sahneye konan Uğur Mumcu’nun yazdığı “Bir zamanlar büyüklerimiz” isimli eser sunulacak.
Babalar Gününüz Kutlu Olsun

Kitap Okuyalım
Çocuğun zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminde kitabın rolü çok büyüktür. Özellikle de çocuğunuz konuşmayı öğrenirken ona kitap okumak çok önemlidir. Bir çocuğun kitapla ilişkisi çocuk okumayı öğrenmeden önce başlamalıdır. Zira çocuklarla kitapların ilişkileri bebeklik döneminde başlar. Çocuk kitabı anne ve babası kendisine masal okurken tanır çocuk kitabı. Daha sonra ise çocuklar renkli ve resimli kitaplara yönelir çocuklar.

Anne ve babanın çocuklarına kitap okumasının yararları şöyle sıralanabilir;
• Kendisine kitap okunan çocukların yaratıcıkları ve hayal güçleri zenginleşir.
• Çocuklar gelişmiş kelime hazinesine sahip olurlar.
• Kendisine kitap okunan çocuklar hem farklı cümle kurulumlarını tanımış, hem de görsel olarak birçok kez harfleri tanıma imkânına sahip olmuş olacakları için ilköğretime geçtikleri dönemde dilbilgisi öğreniminde diğer çocuklara oranla daha rahat olurlar.
• Çocuklar, kitap okumanın keyfine varırlar, böylece ileri yaşlarında kitap okumaya daha eğilimli olurlar.
Yapılan araştırmalarda, araştırmacılar, kitap okumaya ne kadar erken başlanırsa o kadar etkili gelişimsel sonuçlar elde edileceğini vurgulamaktadır.
Kitap okumanın yararları sayılarla ifade edilirse;
• Çocuğunuza günde 30 dakika kitap okursanız, çocuğunuz 5 yaşına gelince 900 saat kitap okuması dinlemiş olacak.
• Çocuğunuza haftada 30 dakika kitap okursanız, çocuğunuz 5 yaşına kadar 130 saat kitap okuması dinlemiş olacak.
• Çocuğunuza haftada 30 dakikadan az kitap okursanız, çocuğunuz 5 yaşına kadar 60 saat kitap okuması dinlemiş olacak.
Çocukların kitaplara dokunması ve sayfalarını karıştırması bile önemlidir. Çocukların yaş gruplarına göre hoşlandıkları kitaplar ise şöyledir;
2 Yaş: 2 yaşından itibaren çocuklar tamamı resimli kitapları ve kitap sayfalarını karıştırmayı seveceği için ona bu yaşlarda resimli kitaplar alabilirsiniz.
3-4 Yaş Grubu: Bu yaşlardaki çocuklar kendilerine resimli, öykü kitaplarının okunmasından hoşlanırlar. Özellikle neşeli ve komik kitapları çok severler. Bu yaşlarda kitap çocuğuz ve sizin aranızda bir sohbet unsuru olacaktır. Onunla resimler hakkında konuşabilir ve iletişim becerilerinin gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.
6-9 Yaş Grubu: Bu gruptaki çocukların hayal gücü gelişmiştir ve güzel-çirkin, iyi-kötü kavramlarını yavaş yavaş düşünmeye başlarlar. Bu yaş grubundaki çocuklar, kısa ve bol resimli doğa-hayvan kitapları, kahramanlık-macera temalı dergiler ve peri masallarından hoşlanırlar.
10- 12 Yaş Grubu: Bu dönemde çocuklar gerçekleri fark ederler ve çevrelerinde yaşayamayacakları şeyleri bilmek isterler. Bu çağda çocuklar gerçeklerden soyutlanıp macera dolu bir dünyaya girebildikleri Robinson ve Gulliver gibi serüven dolu kitapları okumaktan hoşlanırlar.
12 Yaş ve Üzeri: 12 yaşında çocuklar Türk ve Dünya Klasikleri ile tanışırlar. Bu yaştan sonra çocuklar okumaya devam ederler.
Pek çok anne baba çocuklarının kitap okuma alışkanlığı edinmesin isterler. Kitap okuma alışkanlığının çocuğun içinden gelmesini beklememek ve onu kitap okumaya teşvik etmek gerekmektedir. Okuma alışkanlığı ailede ve okulda edinilir.
Çocuklarınıza kitap okuma alışkanlığını kazandırmak için izleyebileceğiniz yollar şöyle sıralanabilir;
• Anne ve babasını kitap okurken görüp, model alan çocuklar kitap okuma alışkanlığını daha kolay edinebilirler. Bir anne ya da baba olarak çocuğunuzun önünde kitap okuyarak örnek olmalısınız.
• Evinize günlük gazete ya da dergi almak ve çocuğunuzun önünde gazetenizi ya da derginizi okumak onu okumaya teşvik etmenize yardımcı olacaktır. Bununla birlikte gazete ve derginizdeki, çocukları ilgilendiren yazıları onlarla paylaşmalı ve onların dikkatini çekmelisiniz.
• Çocuklar uyumadan sizinle vakit geçirmek isterler. Yataklarındayken dikkatlerini sadece size yöneltmiş durumda olan çocuğunuza keyifli bir hikâye okuyarak onun okumanın tadına varmasını sağlayabilirsiniz. Önemli olan kitaptaki konuya çocuğunuzun ilgisini çekebilmektedir.
• Kitap okumak görev ya da zorunluluktan ziyade zevk alınan bir aktivite haline getirilmelidir. Çocuğunuza kitap okumaktan zevk aldığınızı belli etmelisiniz. Bunun için okuduğunuz bir kitaptaki olayları kendi aranızda canlandırabilirsiniz. Çocuğunuzun kitaptaki kahramanların rollerini paylaştırmasını sağlayıp olayları canlandırabilirsiniz.
• Kitaplardaki hikâyeleri resmetmek ya da resimlere bakarak hikâyeler yaratmak da çocuklarınıza ilginç gelebilir.
• Evde okuma ortamı yaratacak bir sessizlik olması ve kitaplarla dolu kitaplıklar da çocuğun okumayı sevmesine yardımcı olur. Hatta mümkünse kitaplıktan bir bölüm çocuğa ayrılabilir ya da ona özel kitapların olduğu yeni bir kitaplık oluşturulabilir.
• Çocukla aynı kitabı okuyup daha sonra tartışmak da kitaba olan ilgiyi pekiştirir. Tartışırken çocuklara; Kitap sence neyi anlatıyor? Kitapta senin için en etkileyici bölüm neresiydi? Kitaptan çıkarılabilecek sonuç nedir? En çok hangi karakteri sevdin? ve Kitabın sonu sence nasıl daha farklı bitebilirdi? gibi sorular sorulabilir.
• Çocukla birlikte kitapçılarda vakit geçirilmesi, kitap alışverişleri yapılması, kitap fuarlarının gezilip son çıkan kitapların incelenmesi, yazarlarla küçük söyleşiler yapılması ve çocuğun adına kitap imzalatılması da çocuğun kitapla ve yazarla olan ilişkisinde önemli bir yer tutar.
• Çocuğu kütüphane üyesi yapmak, onunla kütüphaneye gitmek ve onun kütüphaneden ödünç kitap almasını sağlamak kitapla ve kütüphaneyle olan bağının güçlenmesini sağlar.
• Kitap seçerken çocuğun gelişimine uygun içerik ve dilde yazılmış olmasına, nasihat verme kaygısı gütmemesine, sürükleyici ve eğlenceli kitaplar olmasına dikkat edilmelidir.
9 EYLÜL SATRANÇ DERNEĞİ KÜTÜPHANESİ
Kulübümüzde dernek üye çocuklarının bağışları ile bir çocuk kütüphanesi oluşturulmuştur. Kursiyerler ödünç alma kurallarına uyarak kütüphanemizden yararlanabilirler.
Kitapla ilgili bir konuyu da tartışmaya açmak istiyoruz: Çocuklara kitap okutmak,kitap okumayı sevdirmek amacıyla yapılan "özet çıkartmak" gerekli midir? Çocuğu kitap okumaya karşı soğutur mu?
Yorumlarınızı bekliyoruz.
Devamını oku...Ali Ulusoy'dan Dama Literatürüne Yeni Bir Katkı
Osmanlı Döneminden Günümüze Dama

İzmir'in Satranç Hakemi ve satranç oyuncusu Ali Ulusoy'un,10 yıl süren araştırmasının eseri olan "Osmanlı Döneminden Günümüze Dama" adlı eseri yayınlandı.
Geçmişten günümüze aktarılan oyunlar,açmaz, hurda, çarpma ve kombinezonlar ile askılı oyun tekniklerine geniş yer verilen kitap 1125 sayfayla ansiklopedi niteliğinde.
Satranç Notasyonu tekniğinin uyarlanmasıyla yayınlanan eser, yayınlanan dama yapıtları arasında aynı zamanda ilk olma özelliği taşıyor.
Devamını oku...
9 Eylül'den Yeni Haberler
Topaltı İlköğretim Okulunda Satranç Var
24 Kasım 2009 Günü Sizlerleyiz.
Atatürk'e Saygı, Bayram Ve Satranç Sevgisi.
8 Mart 2010 : Dünya Kadınlar Gününde Türkiye'de Kadın Olmak
Dernek Genel Kurulumuz Coşkuyla Yapıldı
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Demiryollarımız
Satranç Oynamaktan Korkan Minik Yürek
Kuralsızlık Bir Kural Olabilir mi?
9 Eylül'den Haberler Var
İtiraz Kurulu Yoksa İtiraz Edilemez mi?
Yenilmez Kral
Yola Çıkarken
Fatih Sultan Kara Büyüye Karşı
Kadının Adı ( Hala ) Yok
Oyun
9 Eylül Satranç Derneği Hediyelik Eşya Fuarında
Satranç Ve Eğitim
Abdullah İlhan'ı Saygıyla Anıyoruz.
Bir Çocuk Liginin Ardından
Olimpos Dağında Satranç Turnuvası
9 Eylül Satranç Derneği 1. Olağan Genel Kurulu Bugün
Hakem Ahlak Kuralları
Bugün 23 Nisan
Türklerde Çam Bayramı
Şimdiki Çocuklar Harika
Uğur Mumcuyu Unutmadık !
Babalar Gününüz Kutlu Olsun
Kitap Okuyalım
Ali Ulusoy'dan Dama Literatürüne Yeni Bir Katkı
- Anneler Gününüz Kutlu Olsun
- Bugün 23 Nisan
- Her Şey Senin İçin Çocuğum
- 8 Mart 2010 : Dünya Kadınlar Gününde Türkiye'de Kadın Olmak
- Bir Satranç Öyküsü - Stefan Zweig
- Bir Kitap : Son Hamle - Ronan Bennett
- Dernek Genel Kurulumuz Coşkuyla Yapıldı
- 9 Eylül Satranç Derneği 1. Olağan Genel Kurulu Bugün
- Monk Ve Katilin Satranç Oyunu
- Ali Ulusoy'dan Dama Literatürüne Yeni Bir Katkı



